(İSTANBUL) – YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçimiyle Üsküdar’ın AK Parti’ye geçmesine tepki göstererek, “Millet istedi, biz Erdoğan’ın ilçesi denilen Erdoğan’ın kalesi denilen Erdoğan için en önemli denilen yerde bir Cumhuriyet kadınıyla Üsküdar’ın tertemiz kararıyla, helal oylarıyla bu seçimi kazandık. Şimdi buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Bu mu senin demokratlığın, bu mu senin cesaretin? Bu mu senin yüzün? Yazıklar olsun” ifadesini kullandı.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Üsküdar İskele Meydanı’nda “Karar Milletindir, Üsküdar Milletindir” buluşmasında yaptığı konuşmaya Grup Yorum’un “Açlığın Yürüyüşü Başlıyor” eserinden bir dörtlük okuyarak başladı. Özel, Üsküdar mitinginin YENİ Parti’nin ilk İstanbul mitingi olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:
“Bu meydan herhangi bir meydan değildir. Bu meydan tarihin doğru tarafında duranların meydanıdır. Bu meydan zulme direnenlerin, irade hırsızlığına karşı iradesini savunanların, seçtiklerinin arkasında duranların, iftiracılara inat arkadaşlarını, dostlarını satmayanların meydanıdır. Bu meydana güç verenlere, ses verenlere, nefes olanlara selam olsun. Bu meydandan halktan, milletten değil de iktidardan ve yargısından meşruiyet arayanlara yazıklar olsun.
“BU MİLLETİN BU DARBECİLERLE GÖRECEĞİ BİR HESAP VAR”
YENİ Parti olarak tüm darbelere karşıyız, karşı olduk, olmaya devam edeceğiz. Hiçbir darbenin arkasında durmadık. Hiç sevmediğimize de yapılsa, sandığa, millete saygıdan tüm darbelere karşı çıktık, çıkmaya devam edeceğiz. Bugün 12 Eylül, kanlı faşist bir darbenin 46’ncı yılındayız. 12 Eylül’ü yapanlara da 15 Temmuz’u yapanlara da 19 Mart’ı yapanlara da yazıklar olsun. Yöntem, isim, asker değişiyor ama asıl mesele hiç değişmiyor. Millet seçiyor ama birileri milletin yerine karar vermeye, milletin seçtiğine değil kendi istediğine karar vermeye, sandığa hükmetmeye, sandıkta verilen kararı değiştirmeye karar veriyor. Bütün darbecilere meydan okuyoruz. Amasya Tamimi’nden beri Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu Meclis’in duvarına yazdığı gibi ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’. Milletin egemenliğini yok sayanlara, milletin seçtiğini, milletin rızasıyla alamadığı bir ilçeyi alabilmek için, milletin seçtiği pırıl pırıl insanlara iftira atanlara, bir Cumhuriyet kadınını, Sinem Dedetaş’ı haksız yere tutuklayanlara söyleyecek sözümüz var. Üsküdar’ın söyleyeceği söz var, günü gelince bu milletin bu darbecilerle göreceği bir hesap var.
Bu güzel ilçemizi, 35 yıl hiç kazanamadık ama hiçbir zaman Üsküdarlıları suçlamadık. Hiçbir zaman sandıkta kazanamadığımız belediyeyi, baskıyla, tehditle, hileyle ele geçirmeye çalışmadık. Üsküdar’ın gönlüne girmek için sabırla çalıştık, doğruyu aradık, Sinem Dedetaş’ı aday gösterdik. Üsküdar karar verdi, Sinem Dedetaş’a 157 bin kişi oy verdi. Şimdi Sinem Dedetaş cezaevinde, seçimi kaybedenler başkanlık makamında. Yazıklar olsun.
“BU MU SENİN DEMOKRATLIĞIN”
Millet istedi, biz Erdoğan’ın ilçesi denilen Erdoğan’ın kalesi denilen Erdoğan için en önemli denilen yerde bir Cumhuriyet kadınıyla Üsküdar’ın tertemiz kararıyla, helal oylarıyla bu seçimi kazandık. Şimdi buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Bu mu senin demokratlığın, bu mu senin cesaretin? Bu mu senin yüzün? Yazıklar olsun. Sandığı duymadın, meydanı duyuyor musun Erdoğan?”
Özel, Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçimlerine giden süreci hatırlattığı konuşmasında, “Valilik ve adliye koridorlarında yaşanan kumpas, dünya siyaset tarihinde ve dünya hukuk tarihinde görülmemiş bir rezalettir. Önce, seçtiğiniz, kararı verdiğiniz belediye başkanımızı haksız, hukuksuz, ispatsız, mesnetsiz şekilde tutuklayabilmek için iftiralar attılar, gözaltına aldılar, haksız tutukluluk yaptılar. 5 Ağustos günü apar topar belediye başkan vekilliği seçimine giriştiler. Üçüncü turda bir büyük ihaneti gördük. Bir büyük ihanetle o gün belediye meclisi üyesi olarak bizim listelerimizden seçilmiş dört kişinin işbirliğini gördük. Aslında daha fazlasını hedeflemişlerdi, onun için o kumpası kurmuşlardı, o oyun o gün için tutmadı, yarıda kaldı. Gösterdiğimiz belediye başkan vekilimiz, partimizin oylarıyla son turda seçildi. Ancak kötülük durmadı. Ne yaptıklarını biliyorlardı. Daha fazlasına hazırlandılar. Sonucu bu kadar net olan bir seçimde buldukları bir mahkemeye, seçimi iptal ettirdiler ve yeniden seçim kararı aldılar” diye konuştu.
“VALİ, AK PARTİ’NİN İL BAŞKANINDAN ÇOK AK PARTİ’YE ÇALIŞTI”
Özel, ilan edilen seçim tarihinden üç gün önce üç belediye meclis üyesinin oy kullanamasın diye gözaltına alındığını, iki belediye meclis üyesinin daha sonra tutuklandığını anımsatarak İstanbul Valisi Davut Gül’ün tutumunu eleştirdi. Özel, “Ne yapacaktın? AK Parti’nin ampul bayrağıyla İstanbul’da şehir turu mu atacaktın? Yazıklar olsun. Seni devletin valisi diye o makamda oturup da hükümetin valisi olana, AK Parti’nin il başkanından çok AK Parti’ye çalışan valiye yazıklar olsun” diye konuştu.
Özel, şunları kaydetti:
“Türkiye’de görevini devlete sadakatla yapan kaymakamlara, valilere sözüm yok ama gün gelecek, devran değişecek. Keser dönecek, sap dönecek, o gün AK Parti’nin il başkanlığını yapanlar hesap verecek. Tarihe utançla geçecek bir iş yaptılar. Dört transfer, iki tutuklamayla yaptırdıkları oylamada seçim kazandık diye övündüler. Gittik suç duyurusunda bulunduk. Buradan Üsküdar’ın AK Parti’ye, MHP’ye oy vermiş ama ‘yalandan korkarım’ diyen kim varsa ona söylüyorum.
Ahmet Başbaydar, terör örgütü üyeliğinden ceza alan 15 yıldır İngiltere’de olan oğlunu getirme sözü verdi Adalet Bakanlığı diye, 40 kişinin önünde itirafta bulundu. Cumhuriyet Başsavcılığı, eğer adının başındaki cumhuriyet adını hak edeceksen Ahmet Başbaydar’ı çağıracaksın, oğlunun durumuna bakacaksın. Hüseyin Kazan, ‘Oğlum tutuklu, iyi halden yararlandırtmıyor, hapisten çıkamıyor’ derken oğlu eylüle gelirken dışarıya çıkartıldı. Bunu soruşturacaksın. Ayhan Aydın telefonda ağlayarak ‘Savcı tutuklamayla tehdit etti. Amine Cansu Çelik’i tutukladık, seni de alır koyarız diyor, hasta engelli çocuğum, eşim var, ben ne yapayım’ diyor. Ertesi sabah savcı çağırıyor, ‘O gün kafam karışıktı, ne dediğimi bilmiyorum’ diyor. Tahsin Usta, ailesinin reddettiği… Eşleştirin bakalım Tahsin Usta’nın bazlarını, kimlerle… Çalıştığı iş yerinin sahibi iki gün önce savcılığa çağrılan, o gece kendisi savcılar tarafından aranan Onur Boyav, tutumunu değiştirdi, Üsküdar’ın iradesini fesada uğrattı, emanete ihanet etti. Suç duyurumuzu sonuna kadar takip edeceğiz, ya bunlardan hesap sorulacak, ya gün gelecek millet yetkiyi verecek, bunlardan hesabı millet sorduracak.
“YEDİ BELEDİYE MECLİS ÜYEMİZ SAVCILIĞA ÇAĞRILDI”
5 Ağustos’ta kazandığımız seçimden sonra yedi belediye meclis üyemiz, ki bunlardan biri seçimi yönetecek Meclis Başkan Vekilimizdir, avukatsız gel diyerek, adliyeye çağrılmıştır. Kazanılmış seçimden sonra, yapılacak seçime doğru yedi belediye meclis üyesini savcılığa çağırıp, onlara telkinde, tehditte bulunmak, yargı erkinin yürütmenin emrine ve Üsküdar Belediyesi’nde görevdeki kişilerin aleyhine siyasete alet edilmesidir. Bunun talimatını veren de aracılık eden de uygulayan da anayasal suç işlemiştir. Bunu yapanların bu dünyada da öbür dünyada da iki elimiz yakasındadır.
Sinem Dedetaş’ı saygıyla selamlıyorum, 4 yaşındaki kızından koparılan, beynine pıhtı atan babası yoğun bakımda yatan ama iradesini satmayan Amine Cansu Çelik’i saygıyla selamlıyorum. Vaktiyle AK Parti’nin kuruluşunda emeği olan ama hileyi, desiseyi, haksızlığı, haramı görüp isyan eden ve tarihin doğru tarafında duran Ekrem Baki’yi saygıyla selamlıyorum. Ne tehditler, ne tehditler… Bunlara boyun eğmeyen, beni burada karşılarken gözlerinde cesareti gördüğüm Belediye Meclis üyelerimizin önünde saygıyla eğiliyorum. Belediye Meclis üyelerimiz tüm zorluklara rağmen tarihin doğru tarafında durmuş, partimizi utandırmamış, bizi Üsküdar’a mahcup etmemiş ve ayrı ayrı tarihe geçmişlerdir.
Bugünler gelir gider, sel gider, kum kalır. Ama Allah’a şükürler olsun ki bizim yanımızda ‘AK Parti’ye geçeceğime onurumla hapis yatarım’ diyen Sinem gibi yoldaşlarımız var. İzmit’te Fatma Kaplan Hürriyet var. Tanıdığım güne şükrettiğim Onursal Adıgüzel kardeşim var. Bir oyunuzu Sinem’e verirken, bir oyunuzu ona verdiğiniz Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu var. Bizim yanımızda bu dostlarımız, bu kardeşlerimiz, bu evlatlarımız varken, bu kahraman, bu cesur bu onurlu insanlar, onların yanında korkudan tir tir titreyen Tuzla’daki ismine layık olamayan Eren Aliler var, soy ismini hak etmeyen Çekmeköy’deki Orhan Çerkez var. Beykoz’un hiç özlemeyeceği, ilk seçimde defedeceği, Beykoz’un iradesini satan Özlem var. Onların yanında, yaşına başına güvenip Şile’yi emanet ettiğimiz, partisini ve Şile’yi satan Sacit Terzi var. Bize Sinemler, bize Ekremler, Ekrem Bakiler, Amine Cansu Çelikler yeter. Hainleri, satılmışları tepe tepe kullansınlar.”
(SÜRECEK)




