1. Haberler
  2. Gündem
  3. TÜRK-İŞ’ten Doruk Madencilik işçilerine destek

TÜRK-İŞ’ten Doruk Madencilik işçilerine destek

TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, Eskişehir’de Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilikte çalışan ve aylardır ücretleri ile kıdem tazminatlarını alamayan maden işçilerinin Ankara’da sürdürdüğü eyleme destek verdi.

TÜRK-İŞ’ten Doruk Madencilik işçilerine destek
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(ANKARA) – TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, Eskişehir’de Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilikte çalışan ve aylardır ücretleri ile kıdem tazminatlarını alamayan maden işçilerinin Ankara’da sürdürdüğü eyleme destek verdi.

TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, Konfederasyon Genel Merkezi’nde gerçekleştirdiği toplantının ardından çalışma hayatının güncel sorunlarına ilişkin bildiri yayımladı. Bildirinin ilk bölümünde Doruk Madencilik işçilerinin yaşadığı mağduriyet anlatıldı.

Açıklamada, Türkiye Maden-İş Sendikası üyesi işçilerin aylardır ücret ve kıdem tazminatı alacaklarının ödenmesini beklediği belirtilerek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nezdinde gerçekleştirilen toplantılarda alınan kararların ve verilen sözlerin yerine getirilmediği belirtildi. Bildiride şu ifadeler yer aldı:

“1. Eskişehir’de Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilikte çalışan ve aylardır kıdem tazminatları ile ücret alacakları ödenmeyen Türkiye Maden-İş Sendikası üyesi maden işçilerinin Ankara’da başlattığı hak arama mücadelesini kararlılıkla destekliyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nezdinde yapılan toplantıda alınan kararlar ve verilen sözler yerine getirilmemiştir. Maden işçileri büyük bir sabırla haklarının teslim edilmesini beklemektedir. Anayasal haklarını kullanan ve sadece emeklerinin karşılığını isteyen madencilerimiz ve sendika yöneticilerinin gözaltına alınması kabul edilemez bir uygulamadır. Diğer yandan alacaklarını ödemediği işçileri üretimi engellemekle suçlayan, tazminat davaları açan ve sorumluluklarını yerine getirmeyen işverenin tutumu hukuka ve vicdana aykırıdır. Türk-İş Başkanlar Kurulu, yaşanan bu ağır mağduriyet karşısında yetkilileri derhâl göreve ve yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırmaktadır. Maden işçilerimiz yalnız değildir. Türk-İş; hakları eksiksiz şekilde ödeninceye kadar Türkiye Maden-İş Sendikamızın ve madenci kardeşlerimizin haklı mücadelesinin yanında olmaya devam edecektir.

2. Gelir dağılımındaki bozulma uzun süredir artarak devam etmektedir. Sermayenin gelir dağılımından aldığı pay giderek artarken, emeğiyle geçinen, dar gelirli ve emekli geniş kitlelerin alım gücü her geçen gün gerilemektedir. Bu durum, sosyal adaleti zedeleyen yapısal sorunu daha da derinleştirmektedir. Çalışanların önemli bir bölümü, yoksulluk sınırının altındaki düşük ücretlerle geçimini sürdürmek zorunda kalmaktadır. Asgari ücret ise asgari geçim ücreti olmaktan çıkmış, genel ücret hâline gelmiştir. Bu durum emekçilerin milli gelirden aldığı payın giderek azalmasına ve gelir adaletsizliğinin kalıcı bir nitelik kazanmasına yol açmaktadır. Başta ücret politikaları olmak üzere tüm ekonomik ve sosyal politikalar adil gelir dağılımını esas alacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.

3. Vergi sistemindeki adaletsizlik, çalışanların üzerindeki yükü her geçen gün daha da ağırlaştırmaktadır. Ücretliler yılın daha ilk aylarında üst vergi dilimlerine girmekte, bu nedenle yıl başında elde ettikleri net ücretleri sonraki aylarda alamamaktadır. Vergide adaletin sağlanması en temel taleplerimizden biridir. Ücretliler üzerindeki vergi yükü hafifletilmeli, vergi dilimleri çalışanları mağdur etmeyecek şekilde yeniden düzenlenmeli ve az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını esas alan adil bir vergi sistemi tesis edilmelidir.

4. Son dönemde yeniden gündeme getirilen bölgesel asgari ücret uygulaması, emek piyasasında eşitsizlikleri derinleştirecek, ucuz işgücü anlayışını yaygınlaştıracak ve işçileri bölgelere göre ayrıştırarak toplumsal dengeleri bozacak niteliktedir. Aynı işi yapan çalışanların yalnızca bulundukları bölgeye göre farklı ücretler almaları, hem sosyal adalet ilkesine hem de eşitlik anlayışına açıkça aykırıdır. Bu yaklaşım, ücretleri aşağı yönlü baskılayacak, iç göçü artıracak, çalışma barışını zedeleyecek ve toplu iş sözleşmesi düzenini olumsuz etkileyecektir. İşçilerin talebi geçinebilir bir asgari ücrettir. Bölgesel asgari ücret değildir. TÜRK-İŞ olarak; asgari ücretin, işçi kesiminin iradesini yansıtan bir yapıyla belirlenmesini ve insan onuruna yakışır bir düzeyde, ülke genelinde eşit ve adil biçimde uygulanmasını savunmakta; bölgesel asgari ücreti kesin bir dille reddetmekteyiz.

5. Sendikal örgütlenmenin önündeki yasal ve uygulamadan kaynaklı engeller varlığını sürdürmektedir. Mevcut yasal güvencelere rağmen, işçilerin sendikaya üye oldukları için işten çıkarılması engellenememektedir. Son dönemde sendikasızlaştırma girişimlerinin, işçilerin iradesini kırmaya yönelik baskı, tehdit ve etik dışı yöntemlerin arttığı görülmektedir. Özel sektörde sözleşmeden yararlanabilenlerin oranı %6 civarındadır. Ülke Genelinde bu oran %17 olup %83’lük kesim kapsam dışındadır. Örgütlenme oranının sadece %13,79 olduğu bir durum övünülecek bir tablo değildir. Toplu iş sözleşmesi, yetki ve işkolu itirazlarında yaşanan uzun yargı süreçleri, çalışanların toplu pazarlık hakkını etkisiz hâle getirebilmektedir. Bununla birlikte grev hakkının kullanımına yönelik yasal ve fiilî sınırlamalar, temel sendikal hakların özünü aşındırmaktadır. Bu nedenle, çalışma mevzuatının Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) normlarıyla tam uyumlu hâle getirilmesi, sendikal hak ve özgürlüklerin etkin biçimde korunması ve sendikasızlaştırma girişimlerine karşı caydırıcı düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerekmektedir.

6. 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kadroya geçirilen işçilerin ücret, ikramiye, sosyal haklar ve çalışma koşullarına ilişkin tayin ve pozisyon değişikliği hakları ile meslek kodları başta olmak üzere karşılaştıkları sorunlar aradan geçen zamana rağmen tam anlamıyla çözüme kavuşturulamamıştır. Bu durum, söz konusu işçilerin çalışma şartlarını olumsuz etkilemekte; hak kayıplarına ve mağduriyetlere neden olmaktadır. İşyerlerinde motivasyon kaybına, verimlilik düşüşüne ve çalışma barışının zedelenmesine yol açmaktadır. 696 kapsamında çalışan işçilerin tüm özlük haklarına ilişkin eksiklikler giderilmeli; diğer çalışanlarla eşit haklardan faydalanmaları sağlanmalıdır. Kamuda işçi eliyle yürütülen hizmetlere ve emekli olan işçilerin yerine mutlaka işçi alımları yapılmalıdır.

7. Taşeron işçilik uygulaması çalışma hayatında güvencesizliğe, eşitsizliğe ve hak kayıplarına neden olmaya devam etmektedir. 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile önemli bir kesim kadroya geçirilmiş olsa da başta Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) olmak üzere kapsam dışında bırakılan taşeron işçilerin varlığı, çalışma hayatında adalet ve eşitlik ilkesini zedelemektedir. Aynı işi yapan çalışanlar arasında farklı statülerin devam etmesi, ücret ve sosyal haklarda farklılıklara yol açarak iş barışını olumsuz etkilemektedir. Kamuda taşeron istihdamına tamamen son verilmeli, kapsam dışında kalan tüm işçiler ayrım gözetilmeksizin kadroya alınmalı ve eşit işe eşit ücret ilkesi hayata geçirilmelidir.

8. TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, Yüksek Hakem Kurulu’nun mevcut yapısının temsil adaleti ve demokratik katılım ilkeleri açısından ciddi yetersizlikler barındırdığını değerlendirmektedir. İşçi tarafının kurulda yeterli düzeyde temsil edilmediği, buna karşılık devlet ağırlıklı bir yapının öne çıktığı görülmektedir. Bu durum, karar alma süreçlerini işçi tarafının aleyhine olumsuz etkilemekte, kurulun yapısının temsilde adaleti sağlayacak şekilde değiştirilmesi gerekmektedir.

9. Çırak ve stajyerlerden yalnızca iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası primleri alınmakta; emeklilik açısından belirleyici olan uzun vadeli sigorta primleri ise mevzuat gereği yatırılmamaktadır. Bu nedenle çıraklık ve stajyerlik döneminde yapılan sigorta girişleri, emeklilik şartlarının belirlenmesinde dikkate alınmamaktadır. Bu kişilerin sosyal güvenlik sisteminden adil bir şekilde yararlanabilmeleri için çıraklık ve stajyerlikte geçen sürelerin emeklilik hesabında başlangıç olarak kabul edilmesini sağlayacak yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

10. Banka promosyonları, çalışanların ücretlerinin belirli bir banka üzerinden ödenmesi karşılığında bankalar tarafından sağlanan mali katkıdır. Ancak gerek özel sektörde gerekse kamuya bağlı alt işveren uygulamalarında, bu ödemelerin önemli bir kısmının işverenler tarafından çalışanlara yansıtılmadığı görülmektedir. Bu durum, eşitlik ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığı gibi, işçinin emeğinden kaynaklanan bir hakkın gasp edilmesi anlamına gelmektedir. Özel sektör işyerlerinde yapılan banka promosyon sözleşmelerinden elde edilen tüm tutarların eksiksiz biçimde çalışanlara aktarılması, hem adaletin sağlanması hem de çalışma barışının korunması açısından zorunludur. TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu olarak; çalışanların hak ve menfaatlerinin korunması, çalışma hayatında adaletin sağlanması ve emeğin karşılığının alınması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi, yukarıda belirtilen tüm sorunların takipçisi olacağımızı ve emekçilerin haklı taleplerinin hayata geçirilmesi için gerekli adımların atılması yönündeki çağrımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

TÜRK-İŞ’ten Doruk Madencilik işçilerine destek
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.